2 Ekim 2009 Cuma

Hayrolsun bakalım!

Yine depresifik bir günde sabah uyanmak istemeyip de midemin çığlıklarıyla uyanınca kendimi buzdolabının önünde buldum. Bütün o malzemeleri toplayıp ve çay demleyip kahvaltı yapma fikri bana çok uzaktı. Hemenden gözüme mısır gevreğini kestirdim. Sütü de ekledim. Yedim ama ben mi onu yedim o mu beni yedi anlamadım. Biz delikanlı gibi kahvaltı yapan bir milletin evlatlarıyız.
Neyse sonra bendeniz tekrardan depresyonda olduğumu fark edip gözüme giren güneşe söve söve yine uyumaya ve hayatın iğrençliği, insanların lanetliği üzerine düşünüp yüzüstü yatmaya karar verdim ki lanet okuya okuya uyumuşum. Kendime de kızıyorum sen ne biçim bir salaksın diye o da ayrı tabiki. Hemen rüyalar başlıyor.
Rüyamda anneannem askerden yeni terhis olmuş ve yetmiş yaşında. Ailecek onu askerden almaya gidiyoruz. Eski bir minibüsümüz var ve rahmetli dedem de rapçiler gibi giyinmiş vaziyette. Neyse meğer rüyamda anneannem doktora yapmış da ondan askere geç gitmiş. Biz onu da alıp yollara düşüyoruz. Dedem minibüsün camından çıkıp orasını burasını açmış kızlara bağırıyor ama sarkıyor camdan o derece. Adam nasıl sinirli ama. Sonra biz köprülatı gibi bir yere geliyoruz ve ben üşüyorum.
Uyanıyorum hala depresyondayım hayal gücümün içine tüküreyim diye diye tekrar kalkıyorum. Demek mısır gevreği bünyeme iyi gelmiyor.
Ah hayat bana neler ettin! Rüyamı acilen eceli gelen köpekcik yorumlasın kederden öleceğim yoksa.

3 yorum:

eceligelenkopek dedi ki...

rüyada dedenin repçi olduğunu görmek kısmet demektir. ayrıca anneanneni gördüm ve kendisinin doktora yapmasını hiç yadırgamadım.
şair burada köprü altı cam cam diyor.. ne biçim şair lan bu!!

wurundjeri burnam burnam dedi ki...

sağol hocam. nefesine sağlık. bi de benim kısmetim kapalı bi zamet muska filan yazsan kısmet muskası.

eceligelenkopek dedi ki...

ben muska yazarsam çarpılırsın